26 10 2007

DENİZ ATI...

 

Dostlar geçen gün kayınvalideme balık yemeğe davetliydik. Saolsunlar bizlere güzel bir ziyafet verdiler. Yalnız balıklar ayıklanırken bir şey dikkatimi çekti ki, ne göreyim?

 

Birde baktım ki, cansız bir deniz atı balıkların arasına karışmasın mı? Sanırım ağa takılmış olsa gerek. Bu yaşıma kadar hiç deniz atı görmemiştim ama bu sayede görmüş oldum. Yalnız can sıkıcı olmasın diye sizlere canlı çekilmiş bir fotoğrafını sunuyorum.

 

Tabi unutmadan deniz atlarının önemli bir özelliğini hatırlatmadan geçemeyeceğim. Bu yüzden küçük bir araştırma yaptım ve sizlerle paylaşmak istiyorum:

 

Deniz atları, “ovovivipari” adını verdiğimiz özel bir üreme tipine sahip. Bu üreme tipinde, yumurtalar dışarı bırakılmıyor ve vücut içerisinde taşınıyor. Bu nedenle de, yumurtalar açıldığında dışarı çıkan yavrular, sanki “anne tarafından doğuruluyorlarmış” gibi görünmelerine karşın, aslında sadece yumurtalarından çıkıyor. Deniz atlarındaki durum ise, sadece ve sadece, yumurtaları vücudu içerisinde taşıyan ebeveynin dişi yerine erkek olması. Yani aslında erkekler “doğurmuyor”. Bu üreme tipinde, gerçek bir hamilelik ya da plasenta oluşumu söz konusu olmadığı için (yumurtaların vücutta bir boşlukta üst üste durduklarını düşünün) de, herhangi bir fizyolojik sorun olmuyor. Çiftleşme gerçekleştikten sonra, döllenen yumurtalar, bir tüp yardımıyla dişinin vücudundan erkeğe aktarıyor ve açılıncaya kadar da erkeğin vücudunda taşıyor.

 

İlginç değil mi?

 

Sevgiler...

 





 

78
0
0
Yorum Yaz