Yazılarımı takip ediyorsanız ve ben biraz olsun faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana...
İşte hepimizi ilgilendiren ve ahlaki boyutları da bulunan, kapımıza gelen ya da, bilgi almak istediğimizde bizleri yanıltabilecek su filtresi satıcıları ve taktikleri konusunda aşağıda geçenlere dikkatinizi çekmek isterim. Kuşkusuz bu konudaki profesyonelleri ve dürüst satıcıları dışında tutmak kaydı ile... Abdullah DEVECİ' ye teşekkürler...
Sevgiler...
Hidro çöktürücüler olarak da bilinen elektrikli çöktürücüler, insanları bir su arıtma sistemi satın almaya ikna etmek için bir araç olarak kullanılagelmiştir. Satıcı bir bardağa su koymakta, suya (+) ve (-) kutuplu elekrot çubukları batırmaktadır. Cihaza elektrik verildiği zaman, elektrik sudan geçerek elektrotların suda çözülmesine neden olur. Çözünen bu elektrotlar da suda kirli bir çamur görüntüsü oluşturur. Elektrotlardan en az birisi, suda büyük miktarda demir oksit yani pas oluşturması için demir yada çelikten yapılmıştır. Bu deneyden sonra satıcı, oluşan bu çamurun, sudaki kirletici maddelerden oluştuğunu, cihazın ise sadece bunu görünür hale getirdiğini söyleyecektir. Aslında çamur, elektrotlardan oluşan bileşiklerden meydana gelmiştir.
Aynı test bir ters osmoz sisteminden yada damıtıcıdan elde edilmiş suya uygulandığında, çok az çamur oluşur yada hiç oluşmaz. Bu su arıtma sistemleri, sudaki kalsiyum ve magnezyum gibi faydalı tuzları yok ederek suyu zayıf bir iletken haline getirmektedir. Suyun iletkenliği kaybolunca da, sudan elektrik geçememekte ve elektrotlarda çökme olmamaktadır. Bu deney sonunda da su berrak gözükmektedir.
Eğer lise yıllarında biraz kimya dersi aldıysanız bilirsiniz. Saf su elektriği geçirmez. Ama suya biraz tuz ilave ederseniz su çok iyi bir iletken olur ve deneyde kullanılan ampulün yandığını görürsünüz. Musluk sularının çoğunda çözünmüş halde kalsium ve magnezyum gibi suya sertlik veren tuzlar bulunduğundan, elektrotlu çöktürücüler kullanılan deneylerde elektrik sudan geçer, elektrotların bir kısmını çözer ve çamur oluşur. Satıcı başka bir aletle de suyun sertliğini ölçerler. Ortalama şebeke içme suyunda pH değeri 225 – 325 arasında çıkar. Kendi cihazlarının arıttığı suda ise, pH değeri çok düşük çıkar. Bu sertliğin suda bulunan kurşun, bakır, civa gibi ağır metallerden oluştuğunu ileri sürerler. Oysa bu kimyasal maddelerin bir içme suyunda bulunma miktarı 225 pH olsa insanlar bu suyu içer içmez ölmesi lazımdı. Bu ölçüm cihazı ile de insanları ikinci kez aldatmaya yönelmektedirler.
İşin en çarpıcı yönü ise, bu kişiler Kurumlarının WQA (Su Kalitesi Derneği) üyesi olduklarını söylemelerine rağmen yaptıkları deneyin WQA tarafından kınandığından bile haberleri olmamasıdır. Su Kalitesi Derneği (WQA), ev, ticari, endüstriyel ve ufak topluluk su arıtma sektörünü temsil eden, kar amacı gütmeyen uluslararası bir ticari dernektir. WQA tüketicilere, hükümet yetkililerine ve sektör üyelerine en iyi şekilde hizmet sunmak için su sektörünün farklı yönlerini temsil eden diğer organizasyonlarla sıkı bir diyalog içindedir. WQA raporunda http://www.wqa.org/pdf/Consumer%20Briefs/Precipitation%20Tests.pdf şunlar belirtilmektedir;
“Su Kalitesi Derneği, su kalitesinin bir gösterge biçimi olarak elektronik (elektrot) çöktürücü testinin kullanılmasına KARŞI TAVSİYEDE bulunmaktadır. Elektronik çöktürücü testi metal iyonların suya serbest bırakılmasını sağlayacak suda açık görünebilir bir tortu bırakmaktadır. Bu tortunun sadece görüntüsü bile, tortunun su kalitesi ile bir ilgisi olmasa dahi, müşterinin içme suyunun aklitesini sorgulamasına neden olacaktır. Bu nedenle testin kullanılmasının halkı yanıltabileceği olasıdır”
Bu gösterimi, bir kişi uygulayarak, bunun su kirliliği ile ilgili olduğunu söylüyorsa, bu su arıtma sektörünün güvenilirliğini zedeleyen ve düzenleyici topluluk ve tüketici grupları tarafından sektörümüzde zorluk ve güven kaybına neden olan yanıltıcı bir tür uygulamadır. Çöktürücülerin kullanımının AHLAKİ OLMADIĞI su arıtma sektöründe yaygın olarak bilinmektedir.
Lütfen bu yazıyı tanıdığınız dostlarınıza ve bu yöntemi uygulayarak satış yapan satıcı dostlarınıza iletiniz. Belki de onlar yaptıkları bu deneyin ne anlama geldiğini bilemeyebilirler. Bizler hatırlatma görevimizi yerine getirmiş olalım.
Selam ve Saygılarımla
Abdullah Deveci